gitmen gerekiyordu.beynimin kıvrımlarında durmadan dolaşan ve tam şu kalbimin içinde bir yara gibi duran halinle gitmen gerekiyordu.hiç dokunamadığım gülüşlerini,bazan ağzının kenarına yayılmış öfke patlamalarını ,sebebsiz yere çattığın kaşlarını da yanına alıp gitmen gerekiyordu.günler aylara ,aylar yıllara karışıp yalnızlığımın üstünü bir sis gibi örtmüş,ben kendimi insanların göz hizasından çekmiş ,kelimeleri bedenime zırh gibi geçirmişken gitmen gerekiyordu.
gidişinin üstünden epey zaman geçti.bazan özlemekten kendi etrafımda dört dönüyorum.bildiğim tüm acıklı şiirlere bulanıyorum.içimden ona kadar sayıyorum.
gün aydınlanıyor.bir şeyler yiyorum,çay içiyorum,evi havalandırıyorum.ekmek,peynir,zeytin almaya gidiyorum,şarkılar dinliyorum.
geçiyor.
sonra birden bir şey çöküyor içime.ağrı gibi.söyleyemediğim tüm sözcükler diziliyor etrafıma.
onca söylenmiş sözlerin sokaklarında dolaşıyorum.ağrıyan yanıma dönüyorum.yeşil bir denizin üstüne uzanır gibi uzanıyorum.gözlerimi kapatıyorum.
sen gidiyorsun kelimelerin içinden.
ben gidiyorum.
hayat tuhaf işte. ayrılıklar gidişler çok tuhaf yani. çok sevdiğin biri gidince yabancı oluyor bir anda :)
YanıtlaSilanılar kalıyor geriye.söylenmiş sözler kalıyor.
YanıtlaSil