eve döndüm.üç günlük bir geziye
çıkmıştım.biraz karadeniz havası.antik kentler ,müzeler,yöresel
yemekler.hepsi çok güzeldi.lakin gözümü kapattıkça,biraz uzaklara dalıp
gittiğimde sinop cezaevinin bahçesinde buluyorum kendimi.sinop kalesine
yapılmış yıllar yıllar önce.özellikle kadınların kaldığı koğuşun
sergilenişi beni çok etkiledi.içim cız etti.eve dönünce uzun yıllar önce
izlediğim ''uçurtmayı vurmasınlar'' filmini izledim.ilk izlediğimde
onbeşimde bile değildim.hayata bu kadar anlam yüklemiyordum.bu yaşta
tekrar izlemek iliklerime kadar işledi.bazı konularda insan ne
düşüneceğini şaşırıyor.oranın soğuk duvarlarında çok sevdiğim
''sebahattin ali'' ye rastlamak,aldırma gönül aldırmayı içimden
söylemek...yani bir süre daha böyle içim cız ede ede dolanırım.sonra her
şey normale döner.
buraya gelip hep yazmak istiyorum.öyle çok şey geçiyor ki aklımdan.sonra hepsini unutuyorum.bir cep defteri ve bir kalem taşıyacağım artık.başucumda,çantamda.unutmamak için.
şarkı....



Aynı şeyi bugün ben de içimden geçirdim. Fakat defteri de unutacak kadar dolu aklım bu sıra :/ unutmama dersleri ;)
YanıtlaSilbirgün belki ...başarabilmek istiyorum.
Sil