26 Aralık 2025 Cuma

filtre kahve

 canım M. ile filtre kahve yaptık.ben süt ekliyorum.canım M, şeker ekliyor kahvesine.oturdum yeni diş doktorumun planlama yapıp aramasını bekliyorum.bazı şeyler niye bu kadar zorlaştı bilmiyorum.eski dişçimin adını bile aklımdan geçirmek istemiyorum.şu yapay zeka bu işleri de halledebilse keşke.ben yapay zekanın bizi ele geçirmesini istiyorum.başka türlü düzlüğe çıkamayacağız yok çünkü.var bende bir bıkkınlık hali.bir sinir stres.başedememek zor.ki ben nelerle başettim.anlatsam roman olmaz belki ama .

buraya yazmakta sorunları çözmüyor.uykularım düzelmiyor.haberleri izlemekte ayrı canımı sıkıyor.maruz kaldığımız şeylere bakın.sabır dilemekten başka çaremiz kalmıyor.

fitre kahve diyorum.şöyle keskin tadıyla iyi geliyor. 

ne yazacağımı da şaşırdım.tövbe estağfurullah.

şarkılar diyorum 


25 Aralık 2025 Perşembe

''kusura bakma''

 hiç tarzım olmayan şsrkılar dinleyip,bana hiç uymayan cümleler kuruyorum.sanki uzun bir yolun sonuna gelmişim,geriye dönemiyorum.yolu bitiremiyorum,arkama dönüp bakamıyorum.arkama bakarsam dağılırım biliyorum.yolun sonunda ne saklı bilmiyorum.

hayatım durgun bir deniz gibi arada bir çakıl taşı atıp sektiriyorum.hafifçe dalgalanıyor ,kendimle yarışıyorum.burun farkıyla önüme geçiyorum yada burun farkıyla geride kalıyorum.

elimin mahirliğine güvensemde bazen başedemiyorum yokluğunla.hayat denen bu yolun çıkmaz sokaklarında bir o yana bir bu yana dolaşıyorken bazan çok mutluyken bazan hüzün denizinde boğuluyorum.hayat denen bu yolda.

yıllarca kendi kendime fısıldadığım ,bir dua gibi kalbimde sakladığım ''ben bunları sana yazıyorum''

cümlesi devamlı kalbimde çınlayıp dururken ''ben bunları sana yazmıyorum '' 

ben bunları yazıyorum.yazıp bırakıyorum.boşluğa,

hiç tarzım olmayan şarkılar dinliyorum 


18 Aralık 2025 Perşembe

İşte öyle

* Şu an arabadayım,anneme gidiyorum.

çok sevdiği kış çorbasını pişireceğim.hani böyle patates,havuç ve kerevizleri küp küp doğrayıp ,içine minik köfteler koyup pişince ,terbiyesini ekleyip hazırladığımız çorba.aslında bana göre ana yemek.kerevizi çok sever annem.ben sevmem ama o çorbanın içinde güzel oluyor.

*aralık ayı öyle koşturmalı geçiyor ki.abimin çağırdığı kahvaltıya bile gidemedim.ki son on günde baya baya yoğun geçecek gibi 

•başka yazabileceğim çok şey var buraya.ama neredeyse anneme geldim.sonra yine yazarım.


4 Aralık 2025 Perşembe

gök gürültüsü

 şu an passinger ''thunder'' şarkısını dinliyorum.buraya kış ayında şu koca çınar'ın gözümün önünde küçücük bir rüzgara dayanamayıp tüm yapraklarını gün gün dökmesinden bahsetmeye gelmiştim.ama şarkı öyle coşkulu ki dans etmek istiyorum.şimdi çınarın hüznüne ihanet edeceğim .belki bir sonraki yazıda çınarın nasıl yaşlandığından bahsederim.üstünde kalan son yapraklarında döküleceğini bilerek şarkıyı yeniden tekrar yeniden dinlemeye devam ediyorum.şarkılarda bitiyor.yapraklarda dökülüyor.

benim nefesim kesiliyor.durduğum yerde tekrar tekrar yenilenen bu döngü neşe ve büyük bir keder gibi duruyor karşımda.

okuduğum metinler,bazı blog yazarlarının müthiş anlatımları (bknz ''radyo z)  ,okunacak kitaplar listeme eklenen kitaplar içimde dolaşan bu bitmeyen döngü...

ben bunları sana yazıyorum ve bazan bir şiir gibi okuyorsun.parmak uçlarını nefesiyle ısıtmanın yalnızlığı içime yerleşmişken bil ben bunları sana yazıyorum.


yol

gitmen gerekiyordu.beynimin kıvrımlarında durmadan dolaşan  ve tam şu kalbimin içinde  bir yara gibi duran halinle gitmen gerekiyordu.hiç dokunamadığım gülüşlerini,bazan ağzının kenarına yayılmış öfke patlamalarını ,sebebsiz yere çattığın kaşlarını da yanına alıp gitmen gerekiyordu.günler aylara ,aylar yıllara karışıp yalnızlığımın üstünü bir sis gibi örtmüş,ben kendimi insanların göz hizasından çekmiş ,kelimeleri bedenime zırh gibi geçirmişken gitmen gerekiyordu.

gidişinin üstünden epey zaman geçti.bazan özlemekten kendi etrafımda dört dönüyorum.bildiğim tüm acıklı şiirlere bulanıyorum.içimden ona kadar sayıyorum.

gün aydınlanıyor.bir şeyler yiyorum,çay içiyorum,evi havalandırıyorum.ekmek,peynir,zeytin almaya gidiyorum,şarkılar dinliyorum.

geçiyor.

sonra birden bir şey çöküyor içime.ağrı gibi.söyleyemediğim tüm sözcükler diziliyor etrafıma.

onca söylenmiş sözlerin sokaklarında dolaşıyorum.ağrıyan yanıma dönüyorum.yeşil bir denizin üstüne uzanır gibi uzanıyorum.gözlerimi kapatıyorum.

sen gidiyorsun kelimelerin içinden.

 

ben gidiyorum.


Şikayet var

 Her mahallede ot gibi biten diş kliniklerinden şikayetçiyim hakim bey.Nitekim baş belası  bir ağrıyla can havliyle eryaman civarında birine gitmiş bulundum.Tam bir sene oldu hala kurtulamadım.Yaptığı dişlerle hala uğraşıyorum.Medyatik olan ve devamlı kendini öven dişçimin yüzünden psikolojim bozuldu.Taktığı impilant diş evdeki büfenin üstünde duruyor.Şimdi başka bir doktordan randevu aldım.Devlet hastanesi olsa bir sürü laf ederdik lakin Cayır cayır ,tıkır tıkır onlarca binlikleri ödeyip rezil oldum.Bu her mahallede ot gibi biten dişçi dükkanları diyorum hakim bey.Bu kadar.

1 Aralık 2025 Pazartesi

arayış

şu heyecanla ve büyük coşkuyla başladığım şeyleri aynı şekilde devam ettirememin nedenini arıyorum kendi kendime.

 

Ürperti

Evden uzaktayım,epey oldu. Buranın havası tertemiz ve hep yağmurlu,şehir şehir geziyorum.Evlerin içinden,ağaçların içinden,kuşların , yeni y...