6 Kasım 2025 Perşembe

kafam karışıyor

 kelimeleri ortaya paldır küldür dökünce toparlamak biraz zor oluyor.konuşmadan anlaşmak biraz zor.bazan her şey birbirine karışıyor.yazmak bazan böyle işte ;biliyorsun sende...

bir gerekli mi gereksiz mi konusunun içinde debelenip dururken ne neydi,öyle miydi böyle miydi,sosyal medya konusu gibi vesaireler saçılınca etrafa buradan yazınca belki kafamı toparlayabilirim ve belki sende anlayabilirsin benim kadim dostum.

 öncelikle sana şunu söyleyeyim,beni tanısan sevmezdin.çünkü beni seven insan sayısı azdır.ben öyle çok samimi olabilen biri değilim.bir sürü dostumdan vazgeçtim,onlarda benden vazgeçti.bazan aramıza giren uzaklıklar ayırdı bizi bazan aramızdaki çıkar ilişkileri.

bunları az çok biliyorsun.en yakın dostumdan da oldukça uzaktayım aslında ,lakin onunla aramıza hiçbir şey giremedi.bulduğumuz her anda yolumuz birbirine çıkıyor ve buluşuyoruz.

bak yine konu başka yere geldi.hayatımızda her şey çok gerekli değildir.olmasında.öyle çok yorucu olurdu.evet kışın üşürüz palto alırız gereklidir.dolapta beş adet paltomun olması bana göre gerekli değildir.lakin belki sana göre gereklidir.

gereksiz nedir peki,gerekli kelimesinin olumsuzu mu? ya da her insana göre değişen bir şey mi?

ne gerekli ne gereksiz? bunlara kafa yormalı mıyız?ben bu yazıyı bir gereklilikten mi yazdım?

yani ben bu konunun altından çıkamam.üstüme yıkılır.benim her daim karışan kafam iyice karışır.

yoksa gereksiz sohbetlerde güzeldir. gerekli olan sohbetlerde güzeldir.

çünkü sohbet güzeldir.

sosyal medya olayına gelirsem,benden fenomen olmaz.eski bloğum adresi kalmış kısa yol adres sayfamda,tıkladım.bomboş olan yıllardır kullanmadığım sayfamda üçyüzden fazla takipçi sayısı var.

beşyüz küsürlerden inmiş gerçi.

benim takipçi sayısıyla işim olmaz.beğeni sayısıyla da.bazı şeyleri kendim için yapıyorum.

senden rica ediyorum.bunun benim umrumda olmadığını bil.

yazdıklarımı,paylaştıklarımı değer verdiğim bazı insanlar sevse yeter.çünkü insanın buna ihtiyacı elbette var.

biliyorum şu an bazı şeyler yazdım .ama sana ne anlattım,sen ne anladın bilmiyorum.

çok gerekli mi?

 

gidemiyorum 


3 Kasım 2025 Pazartesi

rüya

annecim; bu şarkı yı her dinlediğimde ben dokuz yaşındaki o küçük kız oluyorum.gözlükleriyle her daim kavgalı annesiyle evin içinde ufak tefek işler yaparken radyo dinleyen,saçlarını annesinin kestiği ,kocaman gamzeleriyle dünyaya gülümseyen o küçük kız.

o günlerimizi düşününce nedense boğazım düğüm düğüm oluyor annecim.senin hep serçe gibi ürkek bir kalbin vardı.yine öyle küçük bir serçe gibidir kalbin ,ürkek.

geçen günlerin birinde sana bu şarkıdan bahsetmiştim.çok anımsayamadın ,sana birazcık mırıldandım,çok beceremedim gerçi. senin sesinin şarkı söylerken tınısı çok güzeldi ve bu şarkıyı senden dinlemek büyülerdi beni.senin gibi söylemeyi ne çok isterdim. 

sen bu şarkıyı beni kırmaz ne zaman istersem söylerdin.ben o zaman bulutların üstünde koşardım.öyle yumuşardı ki kalbim  ,dünya öyle zamansız ,telaşsız bir buluta dönüşürdü.

yıllar çok çabuk geçse de ben hala dokuz yaşındaki küçük kız gibi hissediyorum .sesin sanki kalbimin içinde yumuşacık.

sesini duyabilmek,sıcacık göğsüne başımı koyabilmek hala çok güzel.sen ne güzelsin annecim.

seni düşününce annecim...başka şeyleri düşünmesem de olur, diyorum.

senin o çok güzel yeşile çalan ela gözlerin annecim.

dünyaya senin gibi bakabilmeyi çok seviyorum .

 

2 Kasım 2025 Pazar

''insandan örülmüş duvarlar içindeyim''

 en çok kendime anlatacaklarım var.bu büyük sessizliğimin ,içime attıklarımın,içimde o hiç bitmeyen uzun yolun inişlerimin ,çıkışlarımın beni getirdiği adresin tam önünde ,tam durduğum bu yerde hissettiklerimi kendime anlatmaya ihtiyacım var sanırım.

ayaklarımı sallayarak oturduğum o taş duvarların yıkılışı ,yıkıntılarına bakıp iç çekişlerim,hiçte kısa olmayan geçmişimin kaç kez önünden geçişim.her zor anında annesine sığınan çocukluğumun...beni hala heyecandıran gençliğimin kaç kez geçtim önünden.bunları kendime anlattıktan sonra sanırım dönüp dünyaya bakacağım.uykusuz gecelerimin boynuma dolanan kollarından yazarak sıyrılacağım.

uzaklar nasıl yakın olur,kaç kez önünden geçince yol son bulur.

içime bulaşan bu hüznü seviyorum ben.yormayan ,ama kalbimi yumuşatan bu hüznü seviyorum. 


1 Kasım 2025 Cumartesi

bentelaşları

 içinde kaybolduğumuz kendi ellerimizle yaptığımız labirentlerimiz. koşup dururken önümüze çıkan çıkmaz sokaklar.sonra geriye dönüp nerede hata yaptığını anlamaya çalışmak.aynı yollardan başka yöne saparak başka çıkış bulmaya çalışmak.insanın cenderesi bu .

bazan temiz kalbimizin bazan hırsımızın bazan kararsızlığımızın çıkmaz sokakları.dar sokakları.

 

bir not:henüz karar veremedim yazdıklarımın yönü ne olmalı.arkası ne ,sağı solu ne,felsefe mi yapayım,bir öğretmen edası mı olsun yazdıklarımda ,yoksa gelişigüzel mi,yoksa ortaya karışık mı?

çok ciddi şeylerden bahsedeceğimi düşünemiyorum.böyle çıkmaz dar sokaklar gibi şeyler yazmak bana göre değil.

belki biraz günlük şeyler,çiçekleri suladım,pırasayı pişirdim vs.gibi şeyler.biraz hüzünlü kelimeler,

biraz kısa kısalar,çok kısa öyküler...sevdiklerim,sevmediklerim,

her zaman nasılsam öyle.kendimden çok fazla beklentim yok.

şehrin sokaklarında yalınayak koşabilirim,üzüm bağlarının şerbetiyle başım dönebilir,çantama küçük çakıl taşları toplayabilirim.

en çok sevdiğim yazarların çok sevdiğim kitaplarından bahsedebilirim.

hayatın küçük telaşları...bentelaşları...

okuyalım,okutalım,çokta şey etmeyelim.


Ürperti

Evden uzaktayım,epey oldu. Buranın havası tertemiz ve hep yağmurlu,şehir şehir geziyorum.Evlerin içinden,ağaçların içinden,kuşların , yeni y...